Yazıya balıklama giriyorum “Yıllardır kadınlarla sorunlar yaşıyorum. Artık ben de siyasiler gibi bir çözüm yolu arıyorum. Ben de kendimce kadınlara açılımımı yapıyorum”
Fazla açılacağım şimdiden söylüyorum. Ne medyadan ne de siyasilerden destek alacağım. Ben gücümü; yasak elmayı yiyen Hz. Adem’den, şu an Kadıköy rıhtımında çayını höpürdeten ve terkedilmiş Muhsin Abi’den, Somali’de kız davası yüzünden kabile savaşı yapan Okawua’dan, şu an uzay semalarında gezen Mustafa Topaloğlu’ndan, alemin en delikanlı Tekel bayi sahibi Sırrı Abi’den ve Issız Adam’ı izlerken ağlamayan, sıkılan Nurten’den alıyorum.
Kadınlarla yaşadığım en büyük sorun dil konusundadır. Aynı dili konuşamıyoruz ve de ortak bir dilimiz yok. Doğru ve mutlu bir beraberlik için anadilde aşk yaşamak istiyorum.
İlk Açılımım:
Anadilde Aşk Yaşamak İstiyorum:
Yıllardır kadınların dilini anlamak için bütün kız arkadaşlarımdan ve akrabalarımdan “kadın dili/kadınca” dersi aldım. Kadınca yazabiliyorum ama bir türlü konuşamıyorum. Tıpkı İngilizce gibi, hani derler ya “Alemin en iyi yabancı sitelerine giriyorum, okuyabiliyorum, yazabiliyorum ama iki laf edemiyorum”
Benim en büyük sorunum, kadınca konuşamamdır. Ben erkekçe konuşuyorum ve kadınca anlamıyorum.
Özce, herkes kendi dilinde konuşsun. Ben “Bugün arkadaşlarla maça gideceğim” dediğimde, “İnşallah onlara sahayı dar edersiniz” desin.
Ben de ona “Aşkım fuşya sana çok yakışıyor” diyeyim.
İlişkide Demokrasi İstiyorum:
İnsanlar arasında sınıf ayrımı olmasın. Ayrımcılık istemiyorum. Kadınlar, en yakın arkadaşlarıyla buluşuyorlarsa erkekler de dostlarıyla iki tek atmaya gitmeli. Kadınların buluşmasını anladım da yanlarında neden erkekleri götürürler, anlamış değilim.
“Yok, bu arkadaşını hiç beğenmedim”
“Neden hala bekâr?”
“Çok küfürlü konuşuyor” gibi ayrımcılık propagandalarını duymak istemiyorum.
Erkek, hiçbir zaman sevgilisinin arkadaşlarının demode hallerine, kırmızıyı yakıştıramamasına, diyetine ve de saçlarının rengine karışmaz.
İlişkide ayrımcılığa son.
Açılımın devamı gelecek. Ama önce ana muhalefetin yani kayınvalidenin desteğini almam gerekiyor. Bir türlü görüşme vermiyor bana. O vermese görüşmeye ben giderim yanına.
Bu Filmi Önermiyorum:
Krzysztof Kieslowski'nin üçlemesinden “Mavi” filmini kesinlikle izlemeyin. Bir kadının kaza sonrasında neler yaşadığını, hele bir de kocasını ve çocuğunu kaybetmişse asla izlemeyin. Bir kadının ne kadar sabırlı ve dirayetli olduğuna asla şahit olmayın. Kadın bir de çok ünlü besteciyse asla izlemeyin. Evinizden eksik olsun.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






