Çarşamba, 16 Eylül 2009 11:40

Geçen hafta sular Kuzey Marmara’yı ve Istanbul’un tam göbeğini yıkadı geçti. Biz yine 17 Ağustos 1999 tarihinde olduğu gibi televizyondan izledik.

Evinin kapısından arabayı parka çekmek için çıkan babasını selin götürdüğünü gözleriyle gören genç adamı, elini sımsıkı tuttuğu minicik çocuğunu bir anda sulara kaptırıveren annenin acısını, kapısız minibüslerle işe değil soğuk suların dibine giden kadınları ve hepsini biz haberlerde izledik.

Tüm yetkililer, suçlular ve diğerileri gibi...

Biz de suçluyuz zaten, belediye başkanımıza göre bütün Istanbul suçlu...

Evet suçluyuz, sandıkta daha iyi düşünmediğimiz için belki de suçluyuz...

Geçen hafta bu görüntülerin eşliğinde eski bir hikaye elime ulaştı. Kızılderili Kabile Reisi Seattle’ın hikayesi.

1854 yılında yerlilerden topraklarını almak istemelerine cevap olarak dönemin Amerikan Başkanına bir mektup yazıyor Seattle. “Bilin ki beton yığını şehirleriniz halkımın gözlerini ve kulaklarını incitiyor. Toprak bizim kardeşimizdir, halkım için kutsaldır.. Biliyoruz beyaz adam bizi anlayamaz. Beyaz adama göre sadece kendi toprağı kutsaldır, gece karanlığında gizlice gidip başkasının toprağından istediğini söker alır ve toprağa istediğini yapar. Toprak onun kardeşi değil düşmanıdır. İnsanoğlu bir çiçeğin açışını göremezse, kurbağaların böceklerin sesini işitemezse asla herşeye sahibim diyemez”...

Kızılderili Seattle’ın dediklerini yapmak için çok geç. Toprağa yapacağımızı çoktan yaptık, nehirleri bozduk, ağaçları kestik, her yer kendimizin olsun istedik binalar diktik. Artık ne toprak ne kuşlar ne böcekler ne yeşil bu şehirlerde yaşamıyor.

Ama bazen toprak ondan vahşice aldıklarımızı dönüp bizden geri alabiliyor işte. Toprağın intikamı acı oluyor. İnsanlar ölüyor.

Masum Istanbulludan toprak ve tarih bir araya gelip intikam alıyor sanki, sandıkta gereken cezayı kesemedik diye mi ne?

Bu hafta bayram. Bir kez daha başımız önümüzde, acılı, şehitli bir bayram yine.

Ben utanıyorum insanlık olarak yaptıklarımızdan.
Şen’izlenimlere bu hafta güzel birşey takılmadı ne yazık ki, ama bu duygularımı da sizinle paylaşmak istedim, zaten paylaşmak için buradayım.

İyi Bayramlar...

Değerlendir
(0 oy, ortalama 0 yıldız)
Paylaş
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile
 

Şen'izlenimler - Son Yazıları


Hani bazen sabah uyanırsınız, daha gözlerinizi açmadan bilirsiniz, o gün sizi yataktan kaldıracak hiçbir sebep... Devamı...
Geçen hafta sular Kuzey Marmara’yı ve Istanbul’un tam göbeğini yıkadı geçti. Biz yine 17 Ağustos 1999... Devamı...
elegy.jpg
Bir kitabı 10 yıl sonra tekrar okursanız sizin için anlamı değişir mi acaba? Ya da bir filmin? Yıllar sonra... Devamı...
Adı Ayşe. Beyaz tenli mavi gözlü. Yarı boşnak yarı Istanbullu. Bir Türk. Bir anne. Bir Kadın. Ve o bunu hep... Devamı...
Malum, adımız Maksimum Kadın. Burada her birimiz kendi anlatımımız, bilgi, beceri ve görüşlerimizle... Devamı...
Sizin için bir yıl nedir? Benim için bir yılbaşı gecesinden bir sonrakine kadar geçen süre değildir. Benimki... Devamı...

Son Günlerde En Çok Okunanlar