Çarşamba, 09 Eylül 2009 18:11
Canımız sıkkınken ya da bir şeye üzüldüğümüzde ısrarla bizi teselli etmeye çalışmayın. Canımızı sıkan şeyin ne kadar önemsiz olduğunu ya da kolaylıkla halledilebileceğini duymak inanın bizi rahatlatmaz, aksine daha da sinirlendirir.Sadece sıkıntımızı ve üzüntümüzü paylaştığınızı gösterin. Ama lütfen biz sormadan şahane çözüm önerilerinizi sıralamayın. Bu, zaten çözmekte zorlandığımız bir sorun karşısında bize kendimizi daha da yetersiz hissettirir.
Bir konu hakkında konuşmaya çok hevesli görünmüyorsak bizi zorlamayın. Bırakın biraz sessiz kalalım. İnanın bu çok uzun sürmeyecektir.
Tartışmalar sırasında mümkün olduğunca ağlamayın. Hiçbir erkek sevdiği kadını ağlatmak istemez. Eğer ağlarsanız konu orada kapanacaktır, ama bu sorunun halledildiği anlamına gelmez. Unutmayın en berbat tartışma sonuca ulaşılamadan biten tartışmadır. Size karşı dürüst ve açık olmamızı istiyorsanız gözyaşlarınıza engel olmayı öğrenmeye çalışmalısınız.
Erkekler özgürlüklerine çok düşkündürler. Kısıtlandıklarını hissettikleri anda kendilerini kapana kısılmış gibi hissederler ve kurtulma çabaları başlar. Nasıl olsa bir şey yapmayı kafaya koymuşsak öyle ya da böyle yaparız. Durup dururken bizi zorlamayın. Unutmayın bir erkeği elde tutabilmenin ilk şartı özgürlüğünü kısıtlamamaktır. Bu hoşunuza gitmedi biliyorum ama maalesef gerçek bu :)
Cep telefonumuz ya da bilgisayarımızı karıştırmak size hiç yakışmayan bir hareket :) Zaten azıcık aklı olan bir erkek sizin görmemeniz gereken şeyleri bulabileceğiniz bir yerde saklamaz. Lütfen zekamıza hakaret etmeyin. Ayrıca bir şey yakalarsanız bir tepki vermek zorunda olduğunuzu unutmayın. Bulduğunuz şey vereceğiniz tepkiye ve sonuçlarına değecek mi iyi düşünün. Daha önemlisi o tepkiyi verebileceğinizden emin misiniz? Siz iyisi mi cevabından hoşlanmayacağınız sorular sormayın…
Yakın erkek arkadaşlarınızdan, onların başarılarından, beğendiğiniz yönlerinden çok fazla bahsetmeyin. Tabi ki erkek arkadaşlarınız olacak ama unutmayın ki sevdiğimiz kadının çevresindeki her erkek bizim için potansiyel tehlikedir. Gereksiz yere aklımıza kötü şeyler getirmeyin.Eski sevgililerden övgüyle bahsetmekse söz konusu bile olamaz. Onlar eski ve kötüler :)
Suratınız asık olduğunda “Neyin var?” sorusuna asla “Hiç…” diye cevap vermeyin. Ya surat asmayın ya da ne olduğunu söyleyin.
Seksi asla isteklerinizi elde etmek için bir silah ya da tehdit unsuru olarak kullanmayın. Unutmayın ki aynı silahtan bizde de var. Bizi “rasgele” ateş etmek zorunda bırakmayın.
Arkadaşlarınıza sevgilinizle aranızdaki özel şeyleri anlatmayın. İnanın biz anlatmıyoruz.
Sürekli sevgi sözcükleri ya da gösterileri beklemeyin. Biz sevgimizi doğal yaşantımız içinde göstermeyi daha çok severiz. Günde 50 defa söylenen “seni seviyorum” cümlesi ya da görev gibi haftada bir getirilen çiçekler bir süre sonra anlamını kaybeder. Bırakın o sihirli cümleyi gerçekten içimizden geldiği zaman ve tüm kalbimizle söyleyelim.
Alışveriş erkekler için hiçbir zaman eğlenceli olmadı ve olmayacak. Zaman zaman sesimizi çıkarmadan size eşlik ediyoruz ama lütfen bundan zevk almamızı beklemeyin.
Başkalarının görebileceği yerlerde açık ya da seksi (aralarında fark olduğu için ayrı ayrı yazdım) giyinmeyin. Bunun sonu ya kendi aranızda ya da başkalarıyla kavgayla biter. Sevgilinize seksi görünmek ve onu baştan çıkarmak istiyorsanız bunu baş başa olduğunuz bir ortamda yapın.
Sevgiliniz size “şirinlik” yapmıyorsa ona asla “çok şirinsin” ya da “çok şirin olmuşsun” demeyin. Hiçbir erkek şirinlik yapmaya çalıştığı zamanlar dışında “şirin” bulunmaktan hoşlanmaz. Hatta öyle zamanlarda bile “şirin” yerine tatlı ya da hoş gibi sıfatlar kullanın.
Başka kadınlar için “Güzel mi?” ya da “Seksi mi?” gibi sorular sormayın. Ne desek sorun çıkıyor. Bize de acıyın :)
Başkalarının zenginlikleri ya da olanakları hakkında özenerek konuşmayın. Her ne kadar artık para kazanmak iki tarafın da görevi olsa da erkekler bu görevin birincil olarak kendilerine ait olduğunu düşünürler. Sevdiğiniz erkeğin sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak konusunda kendisini yetersiz hissetmesini istemezsiniz değil mi?
324
Değerlendir
(48 oy, ortalama 4.10 yıldız)