Erkekler insanlık tarihi boyunca kadınlara göre daha güçlü, daha duygusuz ve daha sert olmak zorunda kalmıştır. Bu durum ailelerini koruma, besleme ve neslini sürdürme içgüdüsünden kaynaklanmıştır. Zaman içinde bu gereksinimler azalmakla birlikte erkekler taşıdıkları genler, yetiştirilme şekilleri ve sosyal çevre etkileri nedeniyle bu davranış şekillerinin bazılarını modern zamanlara da taşımıştır. Ancak günümüzün yaşam koşulları erkekleri de değiştirmiş, onların hayata bakışlarını, davranış şekillerini ve duygularını da etkilemiştir. Dolayısıyla erkekler hakkında bilinen ve alışılagelmiş birçok yargı da geçerliliğini kaybetmiştir.
Bu yazımda erkekler hakkındaki bu yanlış yargılardan söz edeceğim.
Erkekler duygusuzdur…
Hayır, erkekler de en az kadınlar kadar duygulara sahiptir. Sadece bunu göstermekte zorlanırlar ya da gösterme şekilleri farklıdır. İnanın bizler birer taş ya da odun parçası değiliz. Biz de günlük olaylardan etkileniyor, üzülüyor, seviniyor ve duygulanıyoruz. Hatta bazen sizinle birlikte “kız filmleri” izlemekten ve duygusal sahnelerde gözlerimizin dolmasından bile hoşlanabiliriz. Tabi bunu tekrarlamamızı istiyorsanız “göz dolması” kısmını erkek arkadaşlarımızla paylaşmazsanız iyi edersiniz. Bizim de korumamız gereken bir imajımız var!
Sonuç olarak biz de sevmeyi, sevilmeyi, üzülmeyi ve duygulanmayı biliyoruz. Yeter ki bunları göstermemiz için bizi zorlamayın. Bırakın istediğimiz zaman bunları size kendi yöntemimizle hissettirelim. İnanın bizim yöntemlerimiz de hoşunuza gidecek.
Erkekler hep seks düşünür…
Erkekler doğaları gereği sekse düşkün yaratıklardır. Psikologlar ve antropologlar bunu erkeklerin nesillerini sürdürme içgüdüsüne bağlasalar da, elbette bu düşkünlüğü sadece üreme içgüdüsüyle açıklamak mümkün değil. Ama yapılacak bir şey yok, düşkünüz işte…
Bu zaafımız bazen bizi birer kadın avcısı gibi gösterse de inanın aklımız seks dışında şeylere de işliyor. Mesela biz de sevgi dolu bir yakınlaşmayı, el ele tutuşmayı, masum öpüşmeleri, uzun sohbetleri gayet keyifli buluyoruz. Bir kadına yaklaştığımızda – kabul ediyorum aklımızın bir köşesinde olmakla birlikte – tek amacımız onu yatağa götürmek değil. Sohbet, arkadaşlık, fikir alışverişi ve güzel zaman geçirmek bizim de sözlüğümüzde var.
Hatta erkek erkeğe kaldığımızda bile tek konuştuğumuz seks değil. İnanmakta zorluk çekebilirsiniz ama bir erkek muhabbetinde seksten hiç bahsedilmediği, günlük konulardan, hayattan hatta seyrettiğimiz dizilerden konuşulduğu dahi oluyor. Bu arada itiraf ediyorum evet biz erkekler de Kurtlar Vadisi dışında diziler seyredebiliyoruz.
Erkekler açık giysilerden hoşlanır…
Yanlış… Erkekler de herkes gibi zarif bir dekolteden ya da güzelliği yansıtan bir giysiden hoşlanmakla birlikte açık saçık giyinen kadınlardan pek hazzetmezler. Hele ki bu kadın onların birlikte olduğu ya da olmayı düşündüğü bir kadınsa… Unutmayın ki erkekler bakmayı sever, paylaşmayı değil.
Erkekler özel olmak ister. Herkesin gördüğünü görmek bize kendimizi özel hissettirmez.
Tabi ki yanımızdaki kadının başkaları tarafından beğenilmesi gururumuzu okşar. Ama bu beğeni genel güzelliğe ve zarafete yönelik olmalıdır. Doğrudan göğüslere ve kalçalara değil :) Bundan hoşlanan “erkekler” varsa lütfen birisi bunun nasıl olabildiğini bana da anlatsın çünkü gerçekten anlayamıyorum.
Sonuçta erkekler birlikte oldukları veya olmayı istedikleri kadınların açık giyinmesinden hoşlanmazlar. Bu şekilde giyinen kadınları seyretmeyi severiz ama bize pek saygın gelmezler.
Erkekler zayıf ve manken gibi kadınlardan hoşlanırlar…
Emin olun açlıktan ölmek üzere gibi görünen kadınlar o kadar da ilgimizi çekmiyor. Mankenlere benzemeye çalışmanız bizim değil sizin tercihiniz. Tabi ki orantılı, hoş bir vücut bizim de hoşumuza gidiyor ama bunu abartmanız ve kendinize eziyet etmeniz gerekmiyor :)
Bizim için önemli olan ölçülerinizden çok bakımlı, temiz ve özenli olmanız. Bırakın mankenleri dergilerde ve televizyonlarda izleyelim. Onlar sadece birer resim. Biz gerçek kadınlar istiyoruz.
Bu konu öyle kolay kolay bitmez… Devamı gelecek :)
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






