“Sağlık Servettir.
Zihnin huzuru saadettir.
Yoga bu yolu gösterir.”
Swami Vishnu-Devananda
Yoga, bir hareket silsilesinden oluşan sportif bir etkinlik değildir. Bir hayat boyu sürecek olan öğrenim, bilgi, farkındalık ve bilgelik yoludur. Bu yolun temel 5 ana taşıyıcı direği, olmazsa olmazı vardır. Klasik yoganın 5 temel prensibini, doğru egzersiz, doğru beslenme, doğru nefes, doğru rahatlama ve doğru meditasyon olarak özetleyebiliriz. Bu 5 ilkeyi benimsediğimiz zaman, karşılaştığımız birçok zorluk, sıkıntı, korku ve endişe kendiliğinden yok olacaktır.
DOĞRU EGZERSİZ
Masa başı bir işimiz olsun veya olmasın, hiç fark etmez, fiziksel aktivite gündelik hayatımızın önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Yürümekte, eğilmekte, doğrulmakta, el ve ayaklarımızı kullanmakta zorlanmamız, hayat kalitemizi esaslı bir şekilde kötü yönde etkiler. Hele 20. ve 21. yüzyılın hastalığı olan bel ağrılarından muzdarip olmamız, fiziksel, ruhsal ve hatta psikolojik etkinliğimizi özellikle düşürür. Kas, eklem, salgı bezleri ve omurgamızdaki herhangi bir yetersizlik orta ve uzun vadede hastalık olarak karşımıza çıkacaktır. Bu sebeple, bedenimizi, ruhumuzu ve psikolojimizi sağlık içinde koruyabilmemiz için, yararlı, etkin ve uygun egzersizi yapmak durumundayız. Doğru egzersizi yapmak, kuşkusuz kişiye uygun yoga tarzını ve doğru rehberi bulmaktan geçer.
DOĞRU NEFES
Nefesin önemi hiçbir zaman yeterince vurgulanmamaktadır. Bol miktarda temiz hava alımı, hücrelerimizi yeniler, beynimize daha fazla oksijen gitmesini sağlayarak bizleri daha uyanık ve canlı hale getirir. Yoga’daki Pranayama egzersizleri (ki birçoğu tiyatro oyuncuları ve ses sanatçıları tarafından da uygulanmaktadır), cömert olmayan bir nefes tarzı ile atıl kalan akciğerlerimizin bazı bölgelerini çalıştırmayı öncelikle amaçlamaktadır. Akciğerlerimizin en üst kapasitede kullanımı bize zihinsel ferahlık getireceği gibi, bağışıklık sistemimizin de güçlü kalmasına yardımcı olacaktır.
DOĞRU GEVŞEME
Derin gevşeme pratiği klasik yoganın özünde vardır. Uyku ile uyanıklık arasındaki bu evrede, beyin dalgalarımızı belirli bir seviyede tutarak, çok kısa bir sürede çok etkin bir dinlenme sağlarız. Aslında derin gevşeme her şeyi çok hızlı tüketmeye zorlayan batı dünyası için yaratılmış gibidir (uygulaması Rishi’lere, yani ilk yogilere dayansa da). Doğru teknikle yapılan bir gevşeme, 10-15 dakikada, tüm gece deliksiz bir uyku çekmişçesine sizi dinlendirecektir. Doğru gevşeme aynı zamanda, doğru egzersizin dinlenme bahçesidir, kaslarımızın rahatladığı, sinir sistemimizin askıya alındığı ve stresin asgari seviyeye indirgendiği bir çalışmadır.
DOĞRU BESLENME
Vücudumuzu bir araba gibi düşünelim. Doğru kullanıldığında ve bakıldığında, sizi çok uzun seneler taşıyacaktır. İşte tam da burada, mükemmel bir araç olan bedenimize giren yakıtı titizlikle seçmeliyiz. Beslenmemiz aynı zamanda fiziksel, ruhsal ve hatta psikolojik durumumuzu etkilemektedir. Bugün bilim adamları yanlış beslenmenin en ölümcül hastalıklara sebebiyet veren önemli etkenlerden biri olduğu konusunda hemfikirdirler. Yoga, sağlıklı, doğadan geldiği şekliyle beslenmeyi salık verir. Et ürünleri tamamen yasaklanmasa da tüketimleri (özellikle kırmızı et) azaltılmalıdır. Doğru beslenme, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeden oluşur.
MEDİTASYON ve DOĞRU DÜŞÜNME
Meditasyon, zihnin “hiç”lik anıdır. Bir başka deyişle, meditasyonda zihnimizden gelip geçen düşünceler minimuma indirilir. Nihai amaç, zihni tamamen boşaltmaktır ve seneler süren bir çalışma ve disiplin gerektirir. Doğru meditasyon için, doğru beslenme şarttır. Zihnin işleyişini tetikleyebilecek besinlerden (baharatlar, mantar, vb.) olabildiğince kaçınılmalıdır.
Yukarıda saydığımız hiçbir şey, doğru düşünme olmaksızın etkili olamaz. Ne düşünüyorsak oyuz! Olumlu düşünelim ve etrafımızdaki birçok şey, sihirli bir değnek tarafından dokunulmuşçasına, yavaş yavaş birer engel ve kısıtlama olmaktan çıksın. Olumsuz düşünce ve özellikle olumsuz düşüncede direnme, bu tarz düşüncelerde hapsolma, insanın ruhsal dengesini menfi yönde etkilediği gibi, birçok hastalığın gelişmesinde ve ilerlemesinde önemli bir faktördür. Kuşkusuz negatiflikten uzak batılı tarzda bir yaşam mümkün görünmese de, en azından kötü düşüncelerin bir tüy hafifliğinde zihnimizi yalayıp geçmesini sağlayabiliriz. Olumsuz düşünceleri sıfırlayamasak dahi, gitgide daha az etkilenmeyi öğrenebiliriz. Yoga, asırlardır tam da bu yolu gösterir.
Esra ile Yoga Chi
İstanbul, Etiler
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










