Salı, 18 Ağustos 2009 08:08

“Sağlık servettir.
Zihnin huzuru saadettir.
Yoga bu yolu gösterir.”

Swami Vishnu-Devananda

Woody Allen’in “Mere Anarchy” adlı kitabında, ünlü yazar/senaristin Manhattan’daki bir komşusu yogaya başlar ve Woody Allen’e bu sayede “uçabildiğini” söyler. Büyülenen Woody “ben de uçmak istiyorum” der ve arkadaşının gittiği yoga kursuna, büyük bir heves ve beklentiyle, yazılır. Ancak gelin görün ki, bu yeni yazılan öğrenciye Yoga kursunda en berbat işler yaptırılır: Woody Allen, elinde süpürge, bütün gün kendisine gösterilen yerleri süpürüp durur! Bu arada ne zaman uçabileceğini de her seferinde sormadan duramaz. Kendisine verilen geçiştirme cevaplardan sıkılır ve epeyce bir süre süpürme işini offlaya pufflaya yaptıktan sonra yoga kursundan ayrılır. Arkadaşı gibi “uçamamanın” hayâl kırıklığı ile Manhattan’daki evine geri döner.

Woody Allen’in bu hikâyesini okuduğumda çok gülmüştüm ama bir o kadar da bana ne kadar sıkça bu “uçma” sorusunun sorulduğunu anımsadım. Bu gibi durumlarda işi genellikle alaya vurup, yakında kimsenin akbile ihtiyacının kalmayacağını söylüyorum (ne yapayım?).

Yoga’da “uçuş” olarak adlandırılabilecek elbette bir durum vardır ancak bu ayakların fiziken yerden havalanması ile ilgili değildir (Hindistan’da birkaç yerde aynı anda görülen yogilerle ilgili rivayetler olsa da, ben bu yaşıma kadar hiçbiriyle karşılaşmış değilim). Tüm dünyevi kaygılarımızdan, bağımlılıklarımızdan, duygularımızdan arınabileceğimiz, kendimizi tamamen evrene teslim edip büyük bir huzur içinde kalabileceğimiz meditatif anlar bir nevî “uçuş” anlarıdır aslında. Bu durum pek az yogiye nasip olduğundan, yoga ile uğraşan birçok öğrenci ve hatta hoca, bahsettiğim derin meditasyona ulaşma şansını zaten elde edemeyecekler! Dolayısı ile korkacak da öyle çok bir şey yok. Çoğumuz -ne yazık ki- zaten hiçbir zaman uçamayacağız (ama güzel olurdu sahiden!).

MÖ 3. yy ile MS 3. yy arasında bir tarihte yaşamış olan Yoga’nın “babası” büyük âlim Patanjali, o tarihe kadar uygulanan farklı yoga tekniklerini ve felsefesini “Sutralar” olarak adlandırdığı derlemesinde toplamıştır. Patanjalı, yoga ile aşinâ olmayanların “uçuş”, bizlerin ise “samadhi” olarak adlandırdığı, “evrenle bütünleşme” üzerinde durmuştur. Yoga Sutralar, özellikle Samadhi haline ulaşma araçlarını ve disiplinlerini açıklamıştır.  “Samadhi”ye ulaşmak için aşağıdaki 8 evreden geçmek gerekir:

YAMA: Negatiflerden arınma çalışmasıdır.

Etrafımızda ve bizlerden bağımsız olan etkenleri kontrol etmeye yönelik olan 8 evrenin ilk basamağı olan yama, EVRENSEL KONTROL çalışmasıdır. Ahlaksal kurallara uymayı öğretir. Şiddeti, hırsızlığı, açgözlülüğü, kişinin kendi nefsine hâkim olamamasını yasaklar.

NİYAMA: Pozitifleri güçlendirme çalışmasıdır.

Bu seviyede bireyin KONTROL mekanizmasına başvurması esastır. Ancak burada, bir önceki basamaktaki gibi kontrol edilmesi gerekenler dıştan değil, içten gelmektedir. Bu sebeple bu aşamaya KİŞİSEL KONTROL eylemi diyebiliriz. Öz disiplini öğretir. Saflığı, sadeliği ve çalışmayı hedefler.

ASANA: Duruş, vücut çalışmasıdır.

İşte bildiğimiz yoga hareketleri burada başlar! Asanalar, belirli pozisyonlardaki vücut egzersizleridir. Görüldüğü üzere fiziksel hareketlere geçmeden önce yapmamız gereken önemli iç çalışmalar vardır (yama ve niyama). Asanalar 8 basamaklı sistemin ancak 3. evresinde karşımıza çıkmaktadır.

PRANAYAMA: Nefes egzersizleridir.

Bu aşamada nefes kontrolü ve kişisel şifa teknikleri öğretilmektedir. Patanjali’nin 8 basamaklı öğretisinde bu seviyede belirli ritimlerde nefes alıp verme öğretilir.

PRATYAHARA: Astral, Çakra ve Kundalini çalışmalarıdır.

Pratyahara ifadesi, “geri çekmek” anlamına gelmektedir. Bu basamakta enerji vücudunun kontrol edilmesi öğretilmektedir. Duyguları kontrol etmeyi sağlar.

DHARANA: Konsantrasyon çalışmalarıdır.

Odaklanma ve konsantrasyon teknikleri öğretilmektedir. Belli bir fikir üzerinde konsantre olmayı öğretir.

DHYANA: Meditasyon çalışmasıdır.

Sondan bir önceki bu evrede, zihinsel kirliliklerden (düşüncelerden) arınarak meditasyon teknikleri öğretilir.

Patanjali’nin 8 basamaklı sistemindeki son aşama SAMADHİ’dir (“Uçma” anı da diyebilirsiniz). Samadhi, meditasyonun ulaşacağı son hedef olup, beden ve duyular dinlenirken, aklın ve ruhun uyanık kalması, üstün bilince erişme halidir. İşte tam da Samadhi’ye ulaşınca YOGA, yani bütünleşme, gerçek anlamına kavuşur ve tamamlanmış olur.

Patanjali’nin bize öğrettiği sekiz basamaklı çalışmada ilk dört basamak dış veya kaba basamak, dört son basamak ise iç veya ince basamak olarak adlandırılmaktadır. Sekiz basamaklı orijinal yoga sisteminin amaçlarından biri bedeni, zihni ve ruhu birbiriyle uyumlu hale getirmek ve kişisel gelişimin zirvesine ulaşmaktır. Bu sekiz aşama, aşağıdan yukarı doğru tırmanması gereken bir merdivenin birbirini izleyen basamaklarına benzemektedir. Bu basamaklarda sabırla, bilgili bir rehberin eşliğinde ve büyük bir ihtimalle yıllar sürecek bir çalışma ile ilerlemek gerekir.

Esra ile Yoga Chi (İstanbul, Etiler)
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Değerlendir
(3 oy, ortalama 5.00 yıldız)
Paylaş
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile
 

YogaChi - Son Yazıları


“Sağlık servettir, Zihnin huzuru saadettir. Yoga bu yolu gösterir” Swami Vishnu-Devananda Kadın ve... Devamı...
“Sağlık Servettir. Zihnin huzuru saadettir. Yoga bu yolu gösterir.” Swami Vishnu-Devananda Yoga, bir... Devamı...
“Sağlık servettir. Zihnin huzuru saadettir. Yoga bu yolu gösterir.” Swami Vishnu-Devananda Yılbaşının... Devamı...
“Sağlık servettir. Zihnin huzuru saadettir. Yoga bu yolu gösterir.” Swami Vishnu-Devananda Woody... Devamı...
“Sağlık servettir. Zihnin huzuru saadettir. Yoga bu yolu gösterir.” Swami Vishnu-Devananda Cem... Devamı...