Pazar, 19 Temmuz 2009 10:25
- Botoks nedir? Hangi bölgelere ve nasıl uygulanır?
Botoks bir bakteri toksinidir. 30 yıldır tıbbın bir çok alanında kullanılmaktadır. Son 15 yıldır göz çevresi, kaş ortası ve alın bölgesinde kas hareketlerine bağlı olarak mimik kırışıkların tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Çok minik ağrıya neden olmayan iğnelerle yapılır. Eğer hastaya özgü ve doğru bir teknik kullanılırsa fark edilmez. Kişinin dinç ve aydınlık bir bakışa sahip olmasını sağlar. Düzenli uygulamalar sonrası aktif kırışıkları yer etmesini engeller. Bir süre sonra botoksa ihtiyaç duyulmaz olur. Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi,4-6 ay sonrası etkisi geçer. Ancak yüz anatomisini bilmeyen, kasların gücüne göre doğru ayarlama yapılmadığı takdirde “uzaylı gibi “ mimiksiz ifadesiz bir yüz görüntüsü oluşur. Bu etki geçicide olsa 3-4 ay kadar kişi için sıkıntılı bir durumdur. - Liposuction ameliyatı çok zor oluyormuş. Bu operasyonun en önemli riski nedir?
Liposuction ameliyatı teknik olarak son derece kolay ancak memnun edici sonuç almak açısından son derece zor bir ameliyattır. Teknik olarak fazla yağ depolanması olan bölgeye yakın bir alanda 5 mm boyutunda son derece küçük bir delik açılır, 2, 3 yada 4 mm çapında kanüller le fazla yağ depolanması vakum yardımı ile emilir. Problem elimizdeki düz kanüllerle üç boyutlu bir alan heykelytraş gibi şekil vermektir. Tecrübeli bir doktorun elinde memnun edici sonuçlar alınır. Ancak az ya da çok fazla yağ almak estetik anlamda çeşitli sorunlar oluşmasına neden olur. Günümüzde erken dönemde LPG uygulaması sayesinde daha iyi sonuçlar alabilmekteyiz.
En önemli risk tek seferde çok miktarda yağ almaktır. Sağlıklı bir kişiden tek seferde 4 lt kadar yağ almak hasta için hayati bir tehlike oluşmaz. Ancak daha fazla yağ alınınca çeşitli sağlık problemleri oluşma riski artar. 7-8 litre alındığında ise ölüm riski vardır. Ameliyat sonrası yoğun bakım koşullarında hasta takip edilmelidir.
Estetik anlamda en önemli risk ise; Liposuction ameliyatı sonrası derialtındaki fazla yağ bölgeden alındıktan sonra, üst taraftaki derinin yeni şekle adapte olacak şekilde zaman içinde küçülmesini bekleriz. Eğer hastanın cildi yeterli esneklik kabiliyetine sahip değilse ameliyat sonrası deri yeni şekil için yeterli küçülmeyi gösteremez. Dolayısı ile gevşek deri nedeni ile sarkık bir görüntü oluşabilir. Genç hastaların %90-95 inde derinin gerginliği bu ameliyat için yeterlidir. - Liposuction zayıflama ameliyatı mıdır?
Yukarda bahsettiğim gibi 4 lt den fazla tek seferde yağ almak çeşitli sağlık problemlerine neden olduğu için risklidir. Yurt dışında çeşitli merkezlerde 10-15 litre kadar yağ alınmış, ancak nihayi anlamda hastaların istendiği kadar zayıflatılmadığıda gözlemlenmiştir. Bu sorunun net cevabı “Hayır”dır. - Yağ alma operasyonundan sonra kilo alınırsa ne gibi sorunlarla karşılaşılır?
Liposuction ameliyatıyla; biz çeşitli bölgelerdeki estetik anlamda hastayı rahatsız eden yağ fazlalıklarını alırız. Bir nevi “tornadan” geçiririz. Hastanın yeni vücut formu oluşturulduktan sonra, kişi hiçbir zaman eskisi gibi (şekil yönünden) belirli bölgelerinde yağ toplanmasından şikayet etmez. Ancak kilo aldıkça yeni formunda irileşme olur. Yani elma şeklini armuta döndürdükten sonra bir daha elma olmaz, ancak daha iri armut olabilir. - Liposuctionla selülitler yok edilebilir mi?
Maalesef kısmi faydası vardır. Bu nedenle çok tercih edilmez. Belki başka operasyonlar yapılacaksa vaatsiz denebilinir. - Herhangi bir operasyondan sonra hasta beklediği ile karşılaşmazsa tepkileri nasıl oluyor?
Çok doğal olarak mutsuz ve aşırı gergin olur. Hasta ile ameliyat öncesi iyi iletişim kurulmalıdır. Hastanın beklentileri iyi yönetilebilindi, iyileşme süreçleri izah edildi ise genelde tecrübeli bir plastik cerrahın ameliyat sonrası hasta memnuniyeti % 90-95 kadardır. Burada en önemli nokta ameliyata aday hasta ile doktorun ameliyat öncesi aynı pencereden bakıp bakmadığıdır. En ufak tereddüt varsa doktor olarak hastanın tedavisini üstlenmemek , ameliyat sonrası problem olasılığını düşürür. Hasta içinde doktorun refaransları ve doktora duyduğu güvendir. Herhangi bir şüphe durumunda ikinci bir doktorla görüşüp fikir almak en iyisidir.
Eğer ameliyat sonrası herhangi bir estetik sorun oluştu ise, mümkünse ameliyatı yapan doktor ile yola devam etmektir. Ben bir doktor olarak işin için çıkamadığım yada ikinci bir görüşe ihtiyaç duyduğumda öncelikle ekibimdeki diğer plastik cerrahlarla konuşup hep beraber hasta ile birlikte bir toplantı yapmayı tercih ederim. Bu süreçte en nazik konu hasta doktor arasındaki güvenin sarsılmamasıdır. Doktor şeffaf olmalıdır. - Beklenilenin tam tersi bir durumda hasta mağdur durumda mı bırakılıyor yoksa tekrar bir operasyon yapılıyor mu?
Hemen hemen tüm plastik cerrahlar düzeltme için yeterli bir süre bekledikten sonra (dokuların iyileşmesi için ortalama 6ay ile 1 yıl) herhangi bir ücret almadan düzeltici operasyonu yapar. Plastik cerrahlar için yapılan her operasyon kendisinin eseridir. Hastanın mutsuz olduğu bir sonuç almak istemez. Kendi eser ile gurur duymak ister. Tıpta bilim ve sanatın birleştiği en uç nokta estetik cerrahidir. Tüm insanların sonuç için, yoruma açık ameliyat yapmak istiyecek egoya sahip bir cerrah bilerek hastasını mutsuz edecek bir operasyon yapmaz. - Estetik cerrahiden önce ya da sonra hastanın psikolojik destek alması gerekiyor mu? Psikolojik destek hastayı ne kadar rahatlatıyor ve kendini hazır hissetmesine neden oluyor?
Estetik cerrahi olmak amacı ile kliniğimize başvuran hastaların % 95 ruhsal anlamda sağlıklı insanlardır. Tüm dünyada benzer bir durum vardır. Ancak biz doktorlara düşen görev diğer % 5 hastanın kim olduğunu bulmaktır. Herhangi bir şekilde hastadan şüphe duyarsak en doğru yaklaşım bir psikiyatris den görüş almaktır. Beden algısı hastalık derecesinde bozulmuş insanları ameliyat etmek teknik anlamda ne kadar başarılı bir sonuç olsa da hasta için yeterli olmayacaktır. Kısaca bir anımı anlatmak isterim. Mesleğimin ilk yıllarında burnu güzel olmayan 30 lu yaşlarda bir bayan hastamı rhinoplasti operasyonu yapmıştım. Ameliyat sonucu son derece başarılı olmasına rağmen önceleri mutlu olan hastam giderek mutsuz olmaya başladı. Bu durum karşısında ne yapabileceğimi bilemiyordum. Aradan bir zaman geçtikten sonra hastamın kontrolleri esnasında dayanamadım, çevrende önem verdiğin birimi burnunun yeni şeklini beğenmedi diye sorunca hastam cevap verdi; Ne gezer doktor bey ben bugüne kadar evlenemedim, yıllarca ameliyat parası topladım ameliyat oldum. Kısmetim açılır zannetmiştim. Ardan 6 ay geçti kısmetim açılmadı , bence iyi bir burun ameliyatı yapmış olsaydınız bu güne kadar evlenmiş olurdum cevabı verdi.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










