Perşembe, 16 Temmuz 2009 17:09
Cildimiz vücudumuzdaki en büyük ve en çok çalışan organımızdır. Dış dünya ile hassas iç ortamımız arasında bariyer görevini eksiksiz yaparak varlığımızın devamını sağlar.

Cildimiz bariyer görevini yaparken; çeşitli hastalıklar ve yanık gibi yaralanmalar dışında en çok güneş ışınları tarafından yıpratılır. Bu ışın demeti derimize temas ettikten sonra bir dizi kimyasal reaksiyonun başlamasına neden olur. Bol miktarda serbest oksijen radikalleri açığa çıkar. Cildimizin antioksidan kapasitesi bu zararlı maddeleri etkisiz hale getirmeye çalışır. Ancak yine de cildimizdeki hücrelerde bir miktar tahribat oluşur. Normal koşullar altında bu tahribatlar zamanla onarılır.

Son 10 yıldır ozon tabakasındaki incelmeden dolayı yeryüzüne daha fazla zararlı güneş ışınları ulaşmaktadır. Geçmiş yıllara oranla derimizde oluşan tahribat miktarı artmakta, onarıma daha çok ihtiyaç duymaktadır. Bu birikici etkilerin 10-20 yıl sonrasında cilt kanserlerine yol açtığı akıldan çıkarılmamalıdır. Cilt rengimiz ne kadar açıksa bu zararlı etkilere o kadar fazla maruz kalırız.

Zamanla cildimizde oluşan hasarları daha iyi fark etmeye başlarız. Cildimizin kalınlaşıp donuk görünmesi, yumuşaklığının azalması, sivilcelerimizin çoğalması, güneş lekelerinin oluşması ya da artması, ince kırışıkların belirgin olması gibi çeşitli şikayetlerin biri veya birkaçı cildimizde oluşabilir. Neler yapılması gerektiği ise şikayetimize göre değişmekle beraber, temel olarak bilmemiz gereken “sağlıklı cilt” kavramıdır.

“Sağlıklı Cilt” Kavramı

Sağlıklı cilt;

  • yumuşak,
  • tek renkte,
  • sıkı,
  • hastalıksız,
  • nemli,
  • dayanıklı (hassas olmayan)
  • dolgundur.

Cildimiz üç katmandan oluşur;

  • üst tabaka (epidermis),
  • orta tabaka (dermis)
  • cilt altı.

Bu katmanlarda var olan problemler cildin sağlıksız görünmesine sebep olur.
Sağlıksız ciltteki belirtiler:

  • Kaba (üst tabaka),
  • lekeli (üst tabaka),
  • gevşek (orta tabaka),
  • hastalıklı (üst-orta tabaka ve cilt altı),
  • kuru (orta tabaka),
  • ince (orta tabaka),
  • hassas (orta tabaka),
  • hacim kaybı (orta tabaka ve cilt altı).

 

Hormonlar, sigara, zararlı beslenme alışkanlıkları, genetik faktörler de aktif cilde olumsuz etki eder. Bu etkenler hücrelerin görevlerini tam yapmasını engelleyerek ve hücreler arası uyumu bozarak cildin sağlıksız olmasına neden olmaktadır. Özellikle 30 yaş üstünde bu bozulma fark edilir hale gelmeye başlar.

Cilt problemlerini “sağlıklı cilt” kriterleri ile değerlendirdikten sonra çözüm arayışına girmeliyiz. Sadece cildimizin hafif kalınlaşması ve hafif kuruluğundan şikayet ediyorsak yoğun nem bakımları, tıbbi cilt bakımı ya da oksijetle yapılacak (basınçlı saf oksijen kullanarak özel kremlerin cilde uygulanması yöntemi) bakımlar yeterli olacaktır.

Ancak cildimiz “sağlıklı cilt” kriterlerinin birçoğuna uymuyorsa daha kapsamlı bir tedaviye ihtiyacımız olduğunu bilmeliyiz. Bu tedavilerin zaman alacağını ve disiplinli bir şekilde uygulanırsa en iyi sonuç alınacağı bilinci ile tedaviye başlamalıyız.

Cildin sağlıklı hale getirilmesi için uygulanan tedavilerin başlangıç aşamasında kuruluk, hassasiyet, kaşıntı, kızarıklık gibi çeşitli yakınmalar olacaktır. Bu şikayetler ortalama 10 gün devam eder. Yapılması gereken kademeli olarak cildin yeniden aktif sonra da en aktif hale getirilmesidir. Bunun için cilde Retinoik asit, hidrokinon, C vitamini ve meyve asitleri (Glikolik asit, laktik asit gibi) içeren ilaç benzeri merhemler uygulanması temel tedavidir. Bu merhem kombinasyonları bir program çerçevesinde ve kişiye özgü olarak planlanır. Cildin aktif hale getirilmesi programı ortalama 6 hafta kadardır. Sonrasında olan şikayetlere göre bir uygulanacak tedaviler planlanır, kişiden kişiye değişmekle beraber;

Temel tedaviler şunlardır:

Peeling: (Orta veya derin peeling), cilt yüzeyinin yenilenmesi, sıkılaşma
Botox: Hareketli kırışıkların kişiye özgü tedavisi ( Hasta ile konuşularak, hastanın estetik görüşü ve ne kadar doğallık isteniyorsa o tarz bir tedavi uygulanmalıdır)
Dolgu malzemeleri: Hareketsiz kırışıkların tedavisinde
Yağ enjeksiyonu: Yüzde volüm kayıplarının tedavisinde
Damar lazerleri: Yüzde kılcal damarların, damarsal kırmızı noktaların ve ince varislerin tedavisinde
Leke lazerleri: Çeşitli nedenle olan lekelerin tedavisinde

Uygulanan ileri düzey tedaviler ise;

Cilt sarkıklarının ameliyatsız tedavisi: Titan (Özel kızılötesi ışın ile),
Kırışıklıklar ve yüzey bozuklarının tedavisi için: Laser Genesis, Cool touch laser
Cilt kızarıkları ve lekelerinin (özellikle güneş lekelerinin) tedavisinde: Akıllı IPL

Her ne kadar gelişen teknoloji ile cildin sağlıklı hale getirilmesi için pek çok cihaz ve tedavi yöntemi gelişse de en önemli kriter her zaman kişilerin bilinçli davranmasıdır. Uzun yıllar sağlıklı bir cilt için yaz mevsimini güneşten olabildiğince korunarak geçirmek, cildin onarımına yardımcı olan besinlere yönelmek, problemleri ilerlemeden önce tedavi etmek gerekmektedir.

Değerlendir
(10 oy, ortalama 4.50 yıldız)
Paylaş
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile
 

Dr. Osman Şenel - Son Yazıları


SİVİLCE İZLERİNİN TEDAVİSİ Sivilce izlerinin tedavisinde temel başarı, hasta ve doktorun bir ekip olarak... Devamı...
IPL tedavisi özellikle cildin en üst tabakasına etki ettiği için özellikle ciltteki leke, ince kırışıklık ve... Devamı...
Nd-Yag lazer çok uzun yıllardır tıbbın farklı alanlarında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Lazer... Devamı...
Titan tedavisini kısaca ameliyatsız yüz germe olarak tarif edebiliriz. Etki Mekanizması Yüzümüz ve... Devamı...
3D Skin Rejuvenation™ ameliyatsız cilt yenileme kombinasyonudur. 3D Rejuvenasyon; cildinizin tonunda,... Devamı...
Botoks nedir? Hangi bölgelere ve nasıl uygulanır? Botoks bir bakteri toksinidir. 30 yıldır tıbbın bir çok... Devamı...
İnsanlar estetik operasyonlarının iz bırakmadığını düşünüyorlar, gerçekten ameliyattan sonra hiçbir iz... Devamı...
Plastik ve estetik cerrahi nedir? Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi;Tıp fakültesi eğitimi sonrası TUS... Devamı...
Cildimiz vücudumuzdaki en büyük ve en çok çalışan organımızdır. Dış dünya ile hassas iç ortamımız... Devamı...