Çarşamba, 19 Ağustos 2009 17:27

Merhaba,

Geçen haftaki Anoreksiyanın Psikolojik Boyutlarını anlatan ilk yazımdan sonra bununla bağlantılı bir başka önemli konu ile devam ediyoruz.

Bulimiya Nevroza, dönem dönem gelen aşırı yemek yeme, kilo alma ve bir yandan da kilo almayı durdurma çabaları ile belirlenen bir bozukluktur. En yaygın belirtileri, hastaların kendilerini kaybederek kısa sürede çok miktarda, özellikle diyetlerinde kendilerine yasak olan yiyecekleri tüketmeleri ve bunu takiben fazla egzersiz, aşırı düşük kalorili veya tek gıdaya dayanan rejimler yapma ve bu yiyecekleri kusarak çıkarmaktır.

Çoğunlukla genç denilebilecek yaşlarda ortaya çıkan bu hastalıkta erkekler toplamın sadece %10’unu oluşturmaktadırlar. Aşırı yeme nöbeti başladığında hasta, bütün çabalarına rağmen kendini engelleyememekte yeme tutkusu ağır basmaktadır, öyle ki gizlice yiyip sonra gider bütün yediklerini çıkarır daha sonra tekrar yer.

Bu kişiler yemek yeme dürtüsünü kendi kendine durduramayacağı korkusunu sürekli taşırlar, bu dürtü ancak bulantı ve karın ağrısı çok şiddetli olduğunda, birşeyler tarafından meşgul edildiği zamanlarda, uyuduğu veya kustuğunda sonlandırılabilir. Kimileri bulundukları yerde yiyeceğin biteceği korkusu ile yemek saklama eğilimi gösterebilirler.

Bulimiklerde kilo kontrolü için kusma, bağırsak işlevini arttırıcı ilaçları amacı dışında kullanma, fazla egzersiz yapma çok yaygındır. Sorunlarını unutmak, bedensel ve ruhsal olarak güçsüz düştükleri için karşılaştıkları zorluklarla daha iyi mücadele ebedilmeye veya unutmaya yönelik alkol kullanımı sık sık görülür. Bunların dışında intahar eğilimi de sık olarak görülebilmektedir.

Bu hastalar çoğu zaman çok kilolu olmayabilirler. Beden ağırlığı ile direkt ilişkilendirdikleri güzellik ve çirkinlikle ilgili fazlasıyla uğraşları vardır. Aslında kendi davranışlarının oldukça bilincindedirler. Bu tür eğilimlerden dolayı kendilerini suçlar, hatta kendilerinden iğrenir duruma gelebilirler.

Bulimiya genel olarak hastaların üzüntü, yalnızlık, amaçsızlık, anlaşılamama, onaylanmama ve izole kalma gibi depresif duygu durumları sonrasında ortaya çıkar. Başlangıcından önce ileri derecede ruhsal gerginlikle birlikte anksiyete durumları da gözlenebilir.

Bu sıkıntılarla yüzleşen kişilerin mutlaka hem psikolojik hem tıbbi yardım almaları gerekmektedir. Öncelikle kendine olan güvenini arttırmak devamında da normal yeme davranışları kazandırılarak sürekliliği sağlanmalı, kusma alışkanlığını azaltarak yok etmek, amaç dışı kullanılan ilaçları derhal kesmek ve vücudun düzene girmesini sağlamak gerekir.

Çoğunlukla ayakta tedavi uygulanabilmekte, ilaç ve psikolojik terapilerle memnuniyet verici sonuçlar elde edilebilmektedir ancak en önemlisi bu depresyonu yaratan altta yatan sebepleri ortaya çıkarmak ve onlarla yüzleşerek çözebilmektir.

Yazılarımda konu başlıklarını sizlerden gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyorum. Önümüzdeki hafta ergenlik döneminde çocuklarımızla yaşadığımız sorunlara ve çözüm önerilerine değineceğim.

Üreterek mutluluğu yakalamanız dileği ile...

Uzman Psikolog
Neşe Kurultay

Değerlendir
(3 oy, ortalama 5.00 yıldız)
Paylaş
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile
 

Neşe Kurultay - Son Yazıları


Son yılların en yaygın çocuk sorunu “Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği” olsa gerek. Psikiyatristler bu sorunun... Devamı...
Herkese Merhaba, Aranızda birçok Maximum Kadın ve birçok Maksimum Anne olduğunu varsayarak biraz da... Devamı...
Merhaba, Geçen haftaki Anoreksiyanın Psikolojik Boyutlarını anlatan ilk yazımdan sonra bununla bağlantılı bir... Devamı...
Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı aşırı korku yüzünden bilinçli olarak... Devamı...